DİŞLERİMİZ VE KORONA !

 DİŞLERİMİZ VE KORONA !

Sevgili Okuyucularım;

         Korona Virüs salgını insanlığı tehdit etme boyutunu aşmaktadır.     

        Dişlerimizi sıkmaya başladık, artık kapı gıcırtısı yerini Diş gıcırtısına bırakmıştır.

   Türkiye’miz de Enfeksiyon riskinin normallerin üzerinde olduğunu bilim insanları söylemektedir.

   Ülkemizde Sessizlik yükselirken, sokakları bomboş, yolları araçsız görüyorsunuz, hastanelere zorunlu olmadıkça gidilmemesi isteniyor.     

    Televizyon haberlerine kilitlenmiş, Evde kal çağrısıyla, ailede ev içerisinde yaşlılar tecrit edilerek genç bireylerden uzak durmaları istenilmektedir. Doğrumu?    

     Doğrusu yaşlıların gençlerle temas ve yaklaşım mesafelerini korumaları gerekmektedir. Bu salgından korunmak ve çevremizdekileri korumak için “Evde kal” çağrısına uymalıyız.

    Yeterli olur mu hayır asla yeterli olamaz.

     Ev bireylerinin ilk önce Dişlerini koruma altına almaları gerekir.

     Buda nereden çıktı diyebilirsiniz. Eğer Dişlerinizi koruma altına alırsanız ilk önce kendinizi sonra ev halkını ve çevrenizi korumuş olursunuz.

     Dikkatinizi çekmeye çalıştığım mevzuya girmeden;

Bir Hadis-i Şeriften başlamak istiyorum. Hazreti Muhammet A.S. buyuruyor;

  “Hastalarınızı tedavi ediniz, Bir yerde TAUN ( Salgın Hastalık)  yayıldığı duyulduğunda o yere gitmeyiniz, Sizin içinde bulunduğunuz yerde Taun’un vuku bulursa oradan çıkmayın. Zira hiçbir hastalık (Zillet) yoktur ki, Allah Teâlâ o hastalığın ilaç ve tedavisini yaratmamış olsun.”

   Abu Ali İbni Sînâ duasında;  “Allah (CC)’in izni ile şifasız dert yoktur. “Bütün kâinatın sığınağı senin mağfiretindir. Seni övenler senin sıfatının vasfından âciz kaldılar. Sana asi oldular, hurafe-î fitne ibadet ettiler Biz beşeriz sen bizim tövbemizi kabul et. Seni hakkı ile tanıyamadık.” Diyor.

   Devamen, “Yarabbi vuku bulduğu kimseyi dar bir maişet çerçevesi içine alan zilleti fitneden sana sığınırız. Ya Rabbim şimdi sana döndük, dönüşümüzü kabul et. Sana yüz çeviren kalpleri kendine çevir. Eğer sen nefislerimizin hastalığını ve körlüğünü iyi edip şifaya erdirmezsen senden başka kime müracaat edilir.” Diyor.

    İbni Sînâ Hicrî 370 Milâdî 980 senesinde Buhara Kohormisan kasabasında dünyaya gelmiştir. Kuranı 10 yaşında ezberledikten sona hesap, hendese, fıkıh, kelâm, mantık, felsefe ve Tıp okumuştur.

   Harzem’de bulunduğunda Gazneli Sultan Mahmut un gazabı ile Kalede zindana konulur. Hapishane köşelerinde daima düşünen bir âlim, yazan bir müellif olmuştur. İrfan sahasının genişliği günümüze kadar uzanarak halen Alternatif Tıp dediğimiz şifa kaynakları ile şifalar dağıtmaktadır.

   Günümüzde; Hacmi küçük değeri yüksek olan başta bütün zilletlerin ( Korona virüsün CAVID-19’un), saldırganlığının yayılma ve bulaşmasına neden olan iki unsur vardır.

  1. Dişlerimiz
  2. Balgam

Dişlerinizi her gün Misvak yerine Diş fırçaları ile temizlemelisiniz. Diş diplerinde biriken artıklar zamanen demirin pas tutması misali ağız içi bakteriyeller oluşumuna yol açar. Geceleri uyurken burundan nefes alıp vermeniz zorlaştığından teneffüs ettiğiniz hava ağız yolu ile genellikle bakteri – Virüs bulaştırmaktadır.

Yaşamınızın hayata açılan kapısı ağzınızdır. Dişleriniz ağzınızda bakteriyel süzgeç görevini yüklenmektedir. Solunum tahmil –tahliyesini ağzınızla gerçekleştirdiğiniz için, virüs boğazınızda Balgam oluşumunu gerçekleştirir ve hastalığın elçiliğini yapar.

 

Allah’ın Peygamberi Süleyman (A.S.) zamanında varlığı mevcut olan, Kuran da yaratılanlar için ceza-î hastalıkları uygulamakla görevli, Cenab-ı Hak tarafından yaratılan “Rıhi Ahmer Dâ’ü Ekber’in” Hazreti Muhammet (A.S.) a kadar görünmediği, ancak, Cebrail (A.S.) tarafından Hazreti Muhammede TorununHasan (R.A.) ın hastalığının “Rıhi Ahmer Dâ’ü Ekber’in hastalığı” dediği belirtilmektedir. , zaman zaman görevini icra edeceği Cenab-ı Hak tarafından emredilmiştir buyurdu.

          Hazreti Muhammet (A.S.) Torunum Hasan’ın hastalığının çaresi var mı diye sorduğunda Cebrail (A.S.) ayrılarak bir müddet sonra döndüğünde “Ya Resûlullah cenab-ı Hak bir dua gönderdi onun şifasıdır” dediği, (içeriğinde lügatın almadığı) “Lakva yağı” ağızın nüzülünde kullanılan yağ olduğu belirtilmiştir.

  Yapılışı;  Çörek otu, Pastırmaya konulan Çemen Zeytin yağı ile karıştırılarak içini çekinceye kadar kavrulur. Üzerine ayrı bir kapta kaynatılmış kaynar su dökülür.

   Su üzerine çıkan yağ, alınarak temiz bir cam şişede serin güneş görmeyen bir yerde saklanır, ağız ve dişler bu yağla ovulursa hastalıkları yok edeceği denilmektedir.

 Yukarıda anlattıklarım hisse-i inanç kaynağı olup çözüm kaynağının “BİLİM” olduğunu unutmamamız gerekir.

      Korona Virüsünün (COVID -19) bulaşması solunum yollarından, ağız ve burun kanalıyla olmaktadır.

     Belirtileri; Birkaç gün süren yüksek ateş (38.3°C ve üzeri), Balgamlı veya Kuru öksürük, Boğaz ağrısı, Nefes darlığı (Nefes alma güçlüğü), ve Baş ağrısı ile görülmektedir

   Aşısı olmayan bu salgın hastalığın tedavisi ve önlemi Bilim yolu ile alınmalıdır.

     Uyulması gereken kurallar ihmal edilmeden, Özel bir tedavi yöntemi olmayan, Çoğu zaman belirtileri kendiliğinden kaybolan bu Taun dan kurtulmanın yolu,

   Evlerimizdeki alanların oda neminin dengelenmesi ve ılık duş ile boğaz ağrısının veya öksürüğün hafiflemesine destek sağlanabilir. Ayrıca bol sıvı tüketmek, dinlenmenin ve uyku düzeninin tedavi için faydalı olacağı bilinmelidir.

    Hastalığa yakalanmayı ve bulaşmasını önlemek için en önemlisi el hijyeni, kalabalık ortamlarda maske kullanmak ve öksürme, hapşırma gibi solunum yolu hastalık belirtileri gösteren şahıslardan yakın temastan kaçınmak önemli tedbiri oluşturur.  

      Tedbir sizden, tedavi Doktordan şifa Allahtan.

        Sağlıklı yaşayın sağlıcakla evde kalın.

DİŞLERİMİZ VE KORONA !
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİRX
Vali Deniz, Esnafı Ziyaret Etti
Vali Deniz, Esnafı Ziyaret Etti
Vali Ahmet Deniz’in 5 Haziran Dünya Çevre Günü Mesajı
Vali Ahmet Deniz’in 5 Haziran Dünya Çevre Günü Mesajı